Durum Değerlendirmesi #5

- Ekim 16, 2017
Selamünaleyküm sayın sevgili okuyucum. Sen bu kelimeleri okurken ben çok çok uzaklarda olacağım. Ben diyim 10 km sen de 20 km öyle bir uzaklık. Hatta isim vermek gerekirse ben Pendik’teyim. Baya uzak yani her yere uzak. Neden bu kadar uzak anlamış değilim.

Yazıya sevgili okuyucum diye girdim çünkü sizi önemsiyorum. Adamsınız siz. Yeri geliyor ben bile kendimi dinlemezken sizin beni dinlemeniz baya mutlu edici bir şey. Alkışlayın kendinizi hatta aynanın karşısına geçip kendinizin elini sıkın, kafalarınızı tokuşturun, yapabilirseniz sırtınıza vurun hak ediyorsunuz bunu. Aferim yani bu paragraftan bunu çıkarabilirsiniz. Bir gün olurda karşılaşırsak hatırlatın çay ısmarlayayım size.

Ben yine bu durum değerlendirmesinde size anlatabileceğim, görüş bildirebileceğim bir konu bulamadım. Bu sefer de size sordum ama sessizliğinizi korumakta kararlısınız. Sırf isminizin gözükmesini istemediğiniz için curiouscat, sarahah vb anonim mesaj uygulamaları kullanmaya başladım ama maalesef bir takım insanlar bu anonimlik olayını kendi kötü emellerine kullanmaya başladılar. Şuanlık curiouscat kapalı durumda ama sarahah’ı kullanmaya devam edeceğim. Neden bilmiyorum ama sarahah daha güzel daha ciddi geliyor bana. Galiba içinde kedi olmadığı için. Neyse işte size sordum hala daha soruyorum ama herhangi bir fikir paylaşımı olmuyor. Sosyal medyada karşılıklı etkileşim çok çok önemli bir şey. Bunu başarmamız lazım.

Sizin de fark ettiğiniz üzere (yokluğumun fark edildiğini söyleyin bana lütfen) birkaç gündür sitede fazla takılamıyorum. Bunun sebebi hem internetimin bitmesi (evet yıl olmuş 2017 hala internet bitiyor) hem de yaşantımın aniden yoğunlaşması üzerine vücudumun verdiği “saat 10 oldu hadi yat sabah kalkamıyosun” uyarısı. Bu uyarıyı annemden önce beynim bana veriyor. İlk önce hatırlatma şeklinde gelen bu uyarı daha sonra şiddetini arttırıp baş ağrısı halsizlik ve başını taşıyamama diye gidiyor. Evet, başını taşıyamama. Aynen şuan olduğu gibi ince boynum kalın kafamı taşıyamıyor. Haliyle bu sebepler erken yatmama sebep oluyor. Erken yatmak ve internet sıkıntısı beni siz değerli ponçik (???) takipçilerimden uzak tutuyor.

Şimdi diyebilirsiniz ne gibi bir meşguliyetin var senin? Meşguliyetim yok ama önceki halim tamamen boş olduğu için bu ani geçiş ters tepki yaptı. Bunu aşmalıyım ve eski yaşantıma geri dönmeliyim. Yani dönmem lazım. Bundan rahatsızım ve sizin de rahatsız olduğunuzu düşünüyorum. Yani sonuçta kim akşam twitter anasayfasında cahil herif isminini görmek istemez ki? Ben isterim umarım siz de istiyorsanızdır. İsteyenle avucuma mum diksin!

Öyle mi deniyordu? Tam da hatırlamıyorum onu. Avucuma mıydı elime miydi? Ben sokakta oyun oynayan bir çocuk değildim. En azından eve bilgisayar alınana kadar öyleydim sonra evden çıkmamaya başladım. Hunharca kral oyun ve oyunlar1’de takıldığım zamanlardı. Ah ah zaman çok çabuk geçiyor. Ben de ihtiyarladım iyice. Hatta birkaç seneye nerede o eski ramazanlar diye naralar atmaya başlarım. Sonrasında linç yerim o ayrı tabi ama önünü alamadığımız bir hızda yaşlandığımız yadsınamaz bir gerçek. Şimdi diyecek olabilirsiniz kaç yaşındasın da yaşlılık edebiyatı yapıyorsun. Bunun yaşı mı var be evladım derim ben de. Sonra size şeker veririm hatta uslu olursanız sizinle camiye bile gideriz benimle ön safta durarsınız. Ehehehe ponçik dedeler.

Neyse biliyorsunuz ben dün bir yazı daha yazmıştım daha doğrusu yazmaya çalışmıştım. Karalama gibi bir şey olmuştu. Açıkçası cümlenin gidişatından da anladığınız gibi çok beğenmedim ve paylaşmadım. Twitter’dan buna rağmen okumak isteyen birkaç kişiye özel olarak gönderdim onlar da beğendiklerini söylemediler demekki harbiden kötü olmuş. Selamlar onlara buradan. İsmini vermek istemeyen (gerçi isteyip istemediğini de bilmiyorum) bir seyircimiz yazılarımı kalem kağıt kullanarak yazmamı istedi. Neden yazmadığımı anlatsam da o daha ağır yazarsam belki daha güzel şeyler çıkabileceğini söyledi. Tekrardan selamlar ona buradan. Deneyeceğim ama önce bir bunun için de bir konu lazım. Deneyimli bir yazar olmadığıma göre hatta deneyimi bırak bir yazar bile olmadığıma göre kafama estiği gibi derin anlamlı cümleler ortaya çıkaramam. Üstüne önce çokça düşünmem gereken bir konu bulmalıyım ve afilli cümleler hazırlamalıyım. EVET! Bunu yapmalıyım! Benim anlamlı yazı yazanlardan neyim eksik? Duygularım! Evet duygusuz bir insanım ben! Nede olsa yay burçları öyle olurmuş bana öyle dediler. Neyse deneyeceğim. Bana konu bulun.



Durum değerlendirmesi yazdığıma göre kendimin durumunu da değerlendirmeliyim. Ben şuan stabil bir durumdayım. Arada bir hüzün çöküyor ama olacak o kadar. Hepimiz bir takım sıkıntılar yaşıyoruz ve kimse yaşadığı hayattan memnun değil. Ancak bunun bir imtihan olduğunu unutmamalıyız gençler. Evet benden hiç beklenmeyen bir cümle. Burada benim isyan etmemi beklediniz dimi? İsyan ettim ama açıkçası pek bir yararı olmadı aksine bana zararı var. Önceki yazılarımda belirtmiştim kafama takınca bir takım sıkıntılar yaşıyorum. En mantıklısı bunun bir imtihan olduğunu kabullenmek. Elbette kabul edip susmak hiç kolay değil üstelik bu imtihan aile için bir şey olunca ama elimden bir şey gelmiyorsa bağırıp çağırmanın hiçbir anlamı yok. Arada sırada gece yatağa başını koyunca aklına geliyor üzülüyorsun ama dediğim gibi elimden bir şey gelmez. Başka şeyler düşünün mesela bak balıklar suda nasıl nefes alabiliyor gibi. Kendi kendinize espri yapın. Bana bir şey olursa yaşayamam deyin kendinizi düşünün biraz. Siz anladınız olayı.

Az önce sarahah linki paylaşmıştım oradan bir adet mesaj gelmiş. Evet 20 küsür kişi linke tıklamış ama sadece 1 mesaj gelmiş. Demek cümleyi toparlayamadınız. Gelen mesajda domatesin tarihini araştır demişler. Tamam araştıracağım ve size ufak bir derleme hazırlayacağım bakalım bu domates neymiş kimmiş neyin nesiymiş. Hatta size hazırda var olan bilgimle bir trailer vereyim. Domates aslında sebze değil meyve. Nedenini bu hafta ya da haftaya anlatacağım.

Bu arada tavsiye ettiğim youtube kanalları diye bir seri başlatmayı düşünüyorum. Eğer bu listede kesinlikle olması gerekiyor dediğiniz kanallar varsa bana bunu istediğiniz herhangi bir yerden bildirebilirsiniz. Tabi ki benim tercihim yorum olarak atmanız.


Neyse lafı fazla uzatmadan hayırlı geceler diyerek yazımı sonlandırmak istiyorum. Açıkçası yine benim istediğim gibi bir yazı olmadı çünkü #4 numaralı yazımı cidden beğenerek paylaşmıştım ne oldu da öyle güzel yazdım bilmiyorum. Bu konu üzerinde uğraşacağım. Hayırlı geceleer….

2 yorum

avatar

Youtube kanalı önermek isterdim ama ortak olarak seninle takip ettiğimiz o kanalı biliyorsun zaten. Kalemine sağlık kardeşim :)

avatar

youtube kanalları listesini merakla bekliyorum 🤔
dizi, bölüm değerlendirmesi işi güzeldi hatta tekrar black mirror olabilir. sosyolojik konularda da eleştirilebilecek ya da irdelenebilecek bi çok konu ve durum var, paylaşmak gibi. hatta paylaşmak, cimrilik ya da benzeri bi konu süper olurdu. yazıların devaını bekliyoruz 🙋🏼


EmoticonEmoticon

 

Hmm Arama