Sosyal Medya 101

- Aralık 24, 2017


Sosyal medya hayatımıza gittikçe daha çok giriyor ve ayrılmaz birer parçamız halimize geliyor. Örneğin hikâye (snap ya da anlık denebilir hepsi aynı şey) paylaşmadan duramıyoruz ya da örneğin yaşadığımız bir anı tweet atmaktan, durum paylaşmaktan kendimizi alamıyoruz. Bunu söylüyorum çünkü ben de öyleyim. Bu iyi bir şey mi? Bence değil ama yaşadığımız hayat tarzı çevremiz bize bunu gerekli kılıyor.

Gerekli kılıyor derken aslında bir zorunluluk oluşturuyor. Gereklilik “olmasa da olur” gibi bir anlama geldiği için böyle dedim. Etrafta “ben twitter kullanmıyorum” ya da “ben instagram kullanmıyorum” diyenlere adeta uzaylı gibi bakılıyor (ben de dâhil olmak üzere). Artık içimize öyle bir işlemiş ki ben bunu kullanmıyorum demek adeta anormalleşmiş. Yemek, içmek, barınmak gibi bir temel ihtiyaçlar içerisine girmiş. İşte bu yüzden ben sosyal medya kullanmıyorum demek ben su içmiyorum demek gibi oluyor



Sosyal medya hayatımıza bu kadar girdiyse bize bir yararı olmalı değil mi? yani bir insan nasıl boşu boşuna yemek yemez aynı şekilde boşu boşuna da twitter’a girmez. Kendimden örnek vermek gerekirse sosyal medya bana daha fazla kişiye ulaşabilmemde yardımcı oldu gerçek hayatta belki de tanışmam imkânsız olan çok fazla kişiyle tanıştım yine aynı şekilde fikirlerimi düşüncelerimi çok farklı insanlara ulaştırabildim. Düşünün artık benim düşüncelerim Polonya’dan Viyana’dan kişilere ulaşıyor ve onlarda bunu bi’ düşünüyorlar. Ne kadar günlük hayatta bana katkı sağlamasa da bence çok müthiş bir şey bu.

Bu yararların yanında tabi bize zararları da var örneğin çok yemek yiyip obez olmak gibi aynı şekilde çok sosyal medya kullanımı kişide ironik bir şekilde asosyalliğe yol açıyor. İronik dedim çünkü arkadaş edinmek için üye olduğun bir sitenin seni arkadaşsız bırakması pek de mantıklı görünmüyor ama böyle maalesef. Çevremde bunu yaşayan insanlar görüyorum ve bu gerçekten kötü bir şey. Dikkatli olmak lazım.

Bunları hepimiz biliyoruz dediğinizi duyar gibiyim çünkü bunları yazarken ben de aynı şeyleri kendi kendime söyledim. Her internet sitesinde, her platformda bulabileceğiniz şeyler bunlar. Sürekli karşınıza “sosyal medya asosyallik yapıyor” diye büyük puntolu kırmızı renkli yazılar çıkıyor. Köprüden önceki son çıkışı kaçırdığımız için ve artık kurtulmak istiyorsak da tek çarenin köprüden atlamak olduğu için bence bunlar uyarılar işe yaramıyor, yaramayacak. Peki, ne yapmalı? En azından köprüde ilerlerken emniyet şeridinden gitmemeye dikkat etmeli süratimizi doğru ayarlamalı ve milleti sollamamalıyız. Daha açık anlatmak gerekirse, bu siteleri amacı doğrultusunda kullanmalıyız.



Doğruyu anlatmaktansa yanlışı göstermek daha kolayıma geldiği için bu yöntemi uygulayacağım.
·                    İlk olarak kullandığınız mecrada sadece siz olmadığınızı aklınızdan çıkarmayın. Karşınızda konuştuğunuz kişi sanal değil gerçekte var olan birisi.
·                    Karşınızdaki kişi ultra muhteşem insanlar değil, onlar da sizin gibi insanlar. Gözünüzde büyütmeyin.
·                    Orada olan herhangi bir olayı orada bırakın. Yaşamış olduğunuz bir tartışma bırakın orada kalsın gerçek hayatta moralinizi bozmayın.
·                    Paylaşımlarınızı kendiniz yapın. Alıntı yapacaksanız bunu belirtin. Başkalarının paylaşımlarını birebir alıp paylaşmayın.
·                    Olduğunuz kişi olarak gösterin kendinizi. Farklı karakterlere girmeye, başka maskeler takmanın bir anlamı yok.
·                    Normalde yapmayacağınız bir şeyi orada da yapmayın. Sosyal medyanın vermiş olduğu gücü kötüye kullanmayın.
·                    Klavye sizin kılıcınız olmasın. Gerçekte karşı çıkamayacağınız bir şeye burada atarlanmanın, erkeklik yapmanın bir anlamı yok.
·                    Daha fazla takipçi kazanabilmek adına takipçilerinizin kölesi olmayın, orası sizin profiliniz ve sizin sadece beğendiğiniz hoşunuza giden şeyleri paylaşmanız gerek.
·                    Kimse sizin takip etmek veya paylaşımlarınızı beğenmek zorunda değil.


Evet, galiba başka ekleyebileceğim madde yok. Burada maddeleştirdiğim şeylere ve unutmayı eklediğim şeylere bağlı kalırsanız sosyal medyadan zarar görebileceğinizi zannetmiyorum. İnşallah görmezsiniz yani öyle diyeyim. 







Bu yazımı dönemlik dergi olan Kafes'te paylaşmaya layık gördükleri için Anadolu Gençlik Derneği Yıldız Teknik Üniversitesi Komisyonu'na teşekkür ederim.

4 yorum

avatar

Okuduğum en ciddi yazınız.

avatar

aslında dergi için yazmıştım o yüzden ciddi oldu yoksa espri yapmaya çok müsait bir konu :)

avatar

Daha çok kişiye ulaşmamız neye yarıyor ki bence hiçbir işe twitter üzerinden örnek vereyim çok kişiye ulaşsamda oradan insanlar gerçek hayatın sorumluluğundan bıkıp siteye kaçtığı için ciddi konular yazılar üzerinde çok fazla durmuyor sonuç şu ki ben sosyal medyayı çok fazla kişiye ulaşıp eğleneyim diye mi kullanayım anlatmak istediğim bana sosyal medyayı kapatıp gitmem için gaz verecek yazılar yazmanı bekliyorum :d

avatar

en azından benim sosyal medyayı kullanmaktaki amacım düşüncemi gerçek hayatta yapabileceğimden daha fazla kişiye ulaştırabilmek ve benim gibi düşünen insanalarla beraber goygoy yapabilmek. siteyi kapatıp gitmek içinde güzel bir black mirror bölümü var onun üzerinden bir yazı yazılabilir not alıyorum teşekkürler :)


EmoticonEmoticon

 

Hmm Arama

-->