Ne Okudum #8 - The Call Of The Wild Jack London

- Ocak 11, 2018


Selamunaleyküm. Uzun zamandır yine kitap yorumu/incelemesi yapmıyordum. Bunun sebebi birazdan bahsedeceğim kitaptan önce okuduğum kitabı tembellik edip baya uzun sürede okumam. Kitaba bir hafta süre verdim ve o üç haftada bitti. Galiba tembellik etmemin sebebi biraz gözümün korkması çünkü kitap 455 sayfaydı ve tahmin edebileceğiniz gibi kalın bir kitap. Neyse bu yazımdan ondan bahsetmeyeceğim. Bahsedeceğim kitabın adı “The Call Of The Wild”.

Kitabın adını İngilizce verdim çünkü Türkçeye çevirirken yanlış çevirmişler ve takdir edersiniz ki ben böyle bir şeye göz yumamam. Çevirmenler kitaba “Vahşetin Çağrısı” demiş ama asıl olması gereken “Yabanın Çağrısı”. Bu bilgilendirmeyi de yaptıktan sonra kitaba geçelim.

Kitap Jack London tarafından yazılan ve yine bir köpeğin gözünden anlatılan bir roman. “Yine” sözcüğünü kullandım çünkü Jack abimiz çoğumuzun okuduğunu tahmin ettiğim “Beyaz Diş” adlı romanında da bu temayı işlemişti. Yazar köpeklere cidden çok önem veriyor ve onları çok çok iyi anlıyor. Bahsettiğim “Beyaz Diş” ile bu kitabın neredeyse aynı olduğunu savunan bir kitle var ve Jack London’a bu sebeple kötü ithamlarda bulunmuşlar. Ne diyebilirim ki Allah akıl fikir versin. Kitap 1903 yılında yayımlanmış ve Londra’da en çok okunan kitap olmuş bir de bunun üstüne yazarın en iyi kitabı seçilmiştir.

Romanı Buck’ın gözünden okuyoruz. Onun sahibinden çalınması, başka adamlara satılması, uzun süre boyunca farklı sahiplerle kızak çekmesi ve sonunda onu çok seven bir sahibinin yanında altın araması. Bütün bunların sonunda ise ona ormandan gelen ve kitaba da ismini veren “Yabanın Çağrısı”a uyup ormana gitmesi.

Kitabın olay sırasını bu kadar basit anlattım çünkü bence olaylardan çok Jack abinin bize vermiş olduğu ya da vermeye çalıştığı mesaja odaklanmalıyız. Ben bu mesajı şu şekilde algıladım.
“Her insanın içinde bir vahşi yan vardır ve bu vahşi yan hep ortaya çıkacağı anı kollar. Bu değişimi bazen biz, çoğu zamansa etrafımızdaki olaylar ve insanlar şekillendirir."

Her canlı içinde bulunduğu sisteme uyum sağlar ve kendi benliğini kaybeder veya ona geri döner. Buck, insanlara uyum sağlamış, evcilleşmiş bir köpek iken içinde bulunduğu durumlar onu atalarına geri dönmesini sağlamıştır. Örneğin asla çalmayan ve çalanı da aşağılayan bir görüşe sahip olan Buck, aç kaldığında nasıl da büyük bir ustalıkla kendi payı olmayan eti çalmıştı. Yine aynı şekilde liderliğe oynadı. Evcil bir köpeğin bunları yapmasını beklemezsiniz ama Buck çevresine ve içinde bulunduğu sisteme ayak uydurarak bunları yaptı ve özüne yani yabanın çağrısına kulak verdi.

Kitabın bir de filmi çekilmiş. Önce kitabı okumak şartı ile filmi de izlemenizi öneririm. Ben filmi izlemedim ancak kitap kadar iyi anlatabileceklerini zannetmiyorum. Kitabı zevk olarak okudum tavsiye ederim.


İyi Okumalar J


EmoticonEmoticon

 

Hmm Arama

-->